KLON
KLON
Yazar: Geoffrey GIRARD
Yayınevi: Panama
Sayfa Sayısı: 454
Değerlendirme: 8/10
Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere beni yazarıyla
tanıştıran, akıcı, heyecanlı, sonunda ne olacak diye merakla okuduğum, gerilimi
çok iyi hissettiren ve aslında birçok gerçeği gözler önüne seren bir kitaptan “Klon”
dan bahsedeceğim. Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden önce yazarımızdan
bahsetmek istiyorum.
Geoffrey Gırard, 1967 yılında Würzburg, Almanya’da
dünyaya geldi. Girard, İngiliz Edebiyatı okuyarak Washington kolejinden mezun
oldu. Daha sonra Miami Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık konusunda yüksek
lisans kazandı. Gerilim, tarih ve koyu spekülatif kurgu yazarı olan Girard
serileriyle ödüller kazandı. Yazarımız şu anda Ohio’da yaşamaktadır.
“Çünkü hepimiz Kabil’iz ve aynı zamanda
hepimiz Habil’iz.”
Kitap, DSTI isimli şirketin bir deney yapmak için azılı
katillerden aldıkları DNA’lar ile onların klonlarını oluşturmasından
bahsediyor. Başta araştırmak istedikleri şey kötülüğün genlerden mi, yoksa
yetiştirilme tarzından mı? Kaynaklandığı.
Ancak ergen klonların şirketten kaçmasıyla işler karışıyor. Hükümetin
yüksek mevkileri, emekli Yüzbaşı Castillo’yu bu klonları bulup şirkete teslim
etmekle görevlendiriyor. Castillo bu yasaklı deneyi başlatan kişinin evinde
bulduklarıyla olayın basit bir deney olmadığı anlıyor ve işler iyice birbirine
karışıyor.
“1995 yılına kadar hiçbirimiz dört yüz
Amerikalıya sırf ne olacağını görmek için plütonyum enjekte edildiğini
bilmiyorduk. Bunun için sonradan özür de dilendi. Ne zaman dilemediler ki… ABD
Hükümeti Pedro Campo üzerinde yapılan deneyler için 1994’te özür diledi. LSD
testleri için 1995’te, Tuskegee için 1997 de ve Guatemala için 2010’da özür
diledi. Sence bize yaptıkları için ne zaman özür dileyecekler?”
Kitabı okurken deneyin sonucunu merak ederek okudum.
Gerçekten genlerden mi yoksa yetiştirilmeden mi kaynaklanıyor bunu öğrenmek
için hızlıca okudum ve sonuç tahmin ettiğim gibiydi. Deney gösterdi ki en azılı
katilin DNA’sını taşıyor olsan da önemli olan şey yetiştirilme tarzı. Muhteşem
bir gen taşısan da eğer kötü yetiştiriliyorsan, kötü muamele görüp kötülüğe
alışıyorsan kötü biri oluyorsun. Katil geni de taşısan iyi bir ortamdaysan iyi
yetiştirildiysen iyi oluyorsun.
“Gerçeklik, korku filmleri için bile fazla
korkunçtu.”
“Çoğu insan besbelli zırcahildi.”
Tabii ki sadece yetiştirilme tarzını ele alıp geni yok
saymak yanlış olur. Bir kişi kalıtsal olarak hasta olabilir hastalığa yatkın
olabilir. Ancak alınan tedaviyle, eğitimle ve gerekli destekle bu durum
önlenebilir, yaşanacakların önüne geçilebilir. Sonuç olarak yine yetiştirilme
ve ebeveynin çocuğun eğitimi üzerine yoğunlaşması ön plana çıkıyor. Bu durum
tıpkı zekilik mi, çalışmak mı? Sorusu gibi. Tabii ki zeki olmak öğrenmede
önemli bir faktör ama çalışmak ve azmin önünde hiçbir engel duramaz.
“Hikâyeleri kazanalar anlatır.”
“Savaş sadece yanlış hesaplamaların gözler
önüne serilmesidir.”
Genel olarak kitabı beğendim. Sadece gerekli bilgiler
eksik ve yerinde verilmemişti. Neyin ne olduğunu anlamak çok zor oldu. Amaç ne
kim kiminle ne yapıyor? Her şey biraz karmaşıktı. Kimin ne olduğunu anlamak
için yüze yakın sayfa okumam gerekti. Geçmiş zaman gelecek zaman geçişleri
normalde bölümler arasında olurdu ve bu okumada bir şeyi etkilemezdi. Ancak bu
kitapta geçişler satır arasında yapılmıştı bu da hikâyenin bütünlüğünü
bozuyordu. Aslında hikâye güzel ve akıcı basit bir düzenlemeyle mükemmele yaklaşabilirdi.
Tabii bu eksikliklerine rağmen çok akıcı ve heyecanlıydı. Jeff Dahmer’in
klonuyla aynı ortamda kalan Castillo’nun yaşadığı endişeyi bende yaşadım. Acaba
gerçekten iyi birisi mi bir şey yapacak mı diye çok gerildim. Kafa dağıtmak
için okunabilecek güzel bir kitap. Ben severek okudum umarım sizlerde severek
okursunuz.
Hoşça kalın…



Yorumlar
Yorum Gönder