YAŞLI ADAM VE DENİZ
YAŞLI ADAM VE DENİZ
Yazar: Ernest Hemingway
Yayınevi: Bilgi
Sayfa Sayısı: 86
Değerlendirme: 8/10
Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere beni yazarıyla
tanıştıran, kısa ama etkileyici bir anlatıma sahip olan, oldukça sürükleyici
olan, zor da olsa azimle devam etmenin neler ortaya çıkaracağını güzelce
anlatan, insanı duygudan duyguya sokan bir kitaptan “Yaşlı Adam ve Deniz” den
bahsedeceğim. Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden evvel kaleminin sadeliğini çok
beğendiğim yazarımızdan bahsetmek istiyorum.
“Yenilgi insanın işini kolaylaştırıyor. Yenilginin bu denli kolay olacağını hiç düşünmemiştim.”
“‘Yoruldun ihtiyar’ dedi. ‘Ruhun yoruldu.’”
Kitap, yaşlı adamın denizle olan macerasından bahsediyor.
Günlerdir tek balık bile tutamayan yaşlı adam herkes tarafından uğursuz kabul
ediliyor. Yılmadan balık avına çıkan yaşlı adamın bir gün oltasına kocaman bir
kılıç balığı takılıyor. Kılıç balığı, yaşlı adamın içinde olduğu kayığı açık
denize doğru sürüklemeye başlamasıyla işler iyice karışıyor. Odamdan kayığa
açılan bir kapı olsaydı yaşlı adamın yanına gider, ona elimden geldiği
kadarıyla yardım eder, biraz manzarayı izlerdim. Eşsiz okyanus görüntüsüne
doyasıya bakar, fosforlu renkteki yosunları elime alır incelerdim. Uçan
balıkları izler ve tabii ki de yaşlı adamı uyarır vazgeçmesini söylerdim. Beni
dinlemeyeceğini varsayarak gece karanlık çökünce ve tabii onun kadar cesaretli
de olamadığımdan derin okyanustan ve sonsuz karanlıktan korkar odama geri
dönerdim.
“Yaşlı adam ‘Yaşlılık benim çalar saatim”
dedi. İhtiyarlar neden o kadar erken uyanır ki? Bir uzun gün daha yaşamak için
mi?”
“Her gün yeni bir gündür. Şanslı olmak daha
iyidir. Ama ben titiz olmayı yeğlerim. O zaman şans yüzüne güldüğünde hazır
olursun.”
Kitabı okudukça yaşlı adamın gereksiz yere inat ettiğini
düşündüm. Hiçbir şart onun durumuna uygun değilken çok çabaladı ve çok yoruldu.
Kendini insanlara ispatlamak uğruna neredeyse canından oluyordu. Bence insan
nerede duracağını bilmeli. Realist olup bu duruma uygun olup olmadığını
belirlemeli sonra harekete geçmeliydi. Yaşlı adam ne olursa olsun vazgeçmedi ve
sonunda arzusuna kavuştu ama sonra sanki yine mutlu olamadı gibi. Sürekli
olarak bir ikilem yaşadı bu da yaşlı adamın yolda olmayı varmaya tercih ettiğini
gösteriyordu. O balık tutmayı değil zorlu bir şeyi başarabilme gücünün elinde
olmasını seviyordu ve istiyordu. Bu sebeple de balığı tuttuktan sonra keşke her
şey bir rüya olsaydı, keşke balığı hiç tutmasaydım, keşke bu kadar açılmasaydım
diye pişmanlıklarını sıraladı.
“Ümit etmemek aptalca, diye düşündü.”
“Yalnızca kendi kendine ya da denizle
konuşmaktansa konuşacak birinin olmasının ne kadar hoş olduğunu fark etti.”
Genel olarak kitabı beğendim. Sadece son kısımda yaşlı
adam için daha farklı bir senaryo yazardım. İnsanlar ne der diye bu kadar
uğraşıp insanların ne dediğini çok da anlayamadan kitabın bitmesi beni üzdü.
Kafamda kurduğum son daha farklıydı. Onun dışında kısa ama çok etkili bir
anlatımı vardı. Oldukça sürükleyiciydi. Kafa dağıtmak isteyenlerin okumaktan
hoşlanacağı tarzda bir kitaptı. Herkes çok över çok güzel olduğuna dem vururdu
ve denildiği gibide çıktı. Ben severek bir çırpıda okudum, umarım sizler de severek
okursunuz. Başka bir kitap yorumunda görüşmek üzere.
Hoşça kalın…



Yorumlar
Yorum Gönder