HARRY POTTER VE FELSEFE TAŞI

 

    HARRY POTTER VE FELSEFE TAŞI

 

Yazar: J.K. ROWLING

Yayınevi: Yapı Kredi

Sayfa Sayısı: 272

Değerlendirme: 8/10

 

Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere severek okuduğum, çocukluğumdan beri severek izlediğim, neredeyse her sahnesini ezbere bilmeme rağmen ilk kez kitabını okuduğum, hayal kurmayı sevenlerin âşık olduğu ve her yaşın severek okuyabileceği bir kitaptan “Harry Potter ve Felsefe Taşı” ndan bahsedeceğim. Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden önce kıymetli yazarımızdan bahsetmek istiyorum.


 J.K Rowling, bol ödüllü, satış rekorları kıran Harry Potter serisinin yazarıdır. Dünyanın her yerinde hayranları olan seri 500 milyondan fazla satmış, 80 dile çevrilmiş ve gişe rekorları kıran sekiz sinema filmine uyarlanmıştır. J.K. Rowling’in hayranlarının haberler, yenilikler, makaleler ile yazarın yeni yazılarının tadını çıkarabilecekleri Pottermore adlı dijital şirketi 2012’de kurulmuştur. Yetişkin okurları için yazdığı ilk romanı Boş Koltuk 2012’ de yayımlanmış ve 2015’te BBC tarafından televizyon uyarlanmıştır. Yazarımız, çocuk edebiyatına katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk nişanı, Fransa Legion d’Honneur Nişanı ve Hans Christian Andersen ödülü dahil olmak üzere birçok ödül almıştır.




“Böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur.”

 

Harry Potter sessiz, sakin, nazik ve akıllı bir çocuktur. Anne ve babası trafik kazasında vefat etmiş kendisi de teyzesi ve eniştesiyle birlikte yaşar. Teyzesi yeğenine karşı sevgisizdir, eniştesi Harry’ye kaba davranmaktan hiç geri durmaz. Kuzeni ise sürekli eziyet eder. Harry için Dudley’lerin evinde yaşamak kâbus gibidir. Her işi Harry yapar, gereksiz yere cezalandırılır, yatak odası olarak kullandığı süpürge odasında nice akşam kilitli kalmakla cezalandırılmış olan Harry’ye bir gün bir mektup gelir. Teyze ve enişte bu mektubu Harry’ye vermez ve eve ne kadar mektup gelirse gelsin hepsini yırtıp atar. Eve her gün sayısız mektup gelmesinden bıkan enişte evi terk edip deniz ortasında bir kulübeye sığınır. Bir gece kocaman birinin kapıyı kırarak kulübeye girmesiyle Harry için her şey değişir. Ailesinin trafik kazasında ölmediğini, onların sihirbazlık ve büyücülük aleminde çok ünlü olduğunu öğrenir. Ailesinin karanlık güçler tarafından öldürüldüğünü öğrenen Harry, ertesi gün Hagrid’le yola çıkar ve sihirli dünyaya adım atar.

 

“Zaten insan tedirgin olmayagörsün, kafasına hep korkunç düşünceler takılır.”

 

Kitapta en sevdiğim sahnelerden biri Harry ile Dumbledore’un ayna karşısında konuştuğu sahneydi. Harry o yaşına kadar hiç sevgi görmemiş ve hiç kimse ona rehber olmamıştı. Dumbledore’un ona rehber olması beni çok mutlu etti. Diğer en sevdiğim sahne ise seçmen şapkanın seçim yaptığı bölümdü. Harry’nin hangi okulda olduğunu bilsem de bir ara seçmen şapka farklı bir yer söyleyecek diye ödüm koptu. Harry ve arkadaşlarının Felsefe taşı için mücadele ettikleri sahneleri bir çırpıda okudum, her birinin başka bir alanda iyi olması çok güzel anlatılmıştı. Ron’un arkadaşları için kendinden vazgeçmesi, Hermione’nin zekâsı ve Harry’nin korkusuzca davranması çok güzeldi.

 

“Alın teri dökmeden köşe dönme hevesi/ Canına okur sonra, bak bizden söylemesi.”

 

“Bana sorarsanız en iyi öğretmenler sıkı çalışma ve acıdır.”

 

Eğer bir kitap sinemaya aktarılmışsa, ben her zaman önce kitabının okunmasını daha sonra filminin izlenmesi gerektiğini savunurum. Bu kitabı okurken de hep filmde geçen sahnelerdeki şekliyle hayal ettim ve kendi kendime “Acaba filmi hiç izlemeseydim bu dünyayı kafamda nasıl kurgulardım?” diye düşünmekten kendimi alamadım. Ayrıca filmde hissettirilemeyen tüm duygular kitapta çok güzel hissediliyordu. Harry’nin tren istasyonundaki yalnızlığı ve çaresizliği çok güzel anlatılmıştı okurken çok üzüldüm. Ve kitapların duyguyu yansıtmada her zaman daha iyi olduğunu tekrar anlamış oldum.

 

“Bir şeyin adından korkarsan, kendisinden daha çok korkmaya başlarsın.”


“Düzenli bir kafa için ölümde büyük bir serüvenden başka bir şey değildir.”

 

Genel olarak kitabı çok beğendim. Zaten bildiğim ve izlediğim bir şeyi okumak çok zevkliydi. Okudukça diğer Harry Potter hayranlarında olduğu gibi keşke bana da Hogwarts’a davet mektubu gelse de bende gitsem diye düşünüp durdum. Kitapları okumayı bu kadar geçe bıraktığım için kendime kızdım. Ben severek okudum umarım sizlerde severek okursunuz. Serinin ikinci kitabında görüşmek üzere.

Hoşça kalın…

Yorumlar

Popüler Yayınlar