HARRY POTTER VE AZKABAN TUTSAĞI
HARRY
POTTER VE AZKABAN TUTSAĞI
Yazar: J.K. ROWLING
Yayınevi: Yapı Kredi
Sayfa Sayısı: 395
Değerlendirme: 8,5/10
Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere serinin üçüncü kitabı
olan ve bence ilk ikisine nazaran çok daha heyecanlı olan, filmlerinde olmayan
birçok şeyin kitapta olduğunu fark ettiğim, sanki kitabın içindeki benmişim
gibi heyecanlandığım bir kitaptan “Harry Potter ve Azkaban Tutsağı” ndan
bahsedeceğim. Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden önce yazarımızdan bahsetmek
istiyorum.
J.K Rowling, bol ödüllü, satış rekorları kıran Harry
Potter serisinin yazarıdır. Dünyanın her yerinde hayranları olan seri 500
milyondan fazla satmış, 80 dile çevrilmiş ve gişe rekorları kıran sekiz sinema
filmine uyarlanmıştır. J.K. Rowling’in hayranlarının haberler, yenilikler,
makaleler ile yazarın yeni yazılarının tadını çıkarabilecekleri Pottermore adlı
dijital şirketi 2012’de kurulmuştur. Yetişkin okurları için yazdığı ilk romanı
Boş Koltuk 2012’ de yayımlanmış ve 2015’te BBC tarafından televizyon uyarlanmıştır.
Yazarımız, çocuk edebiyatına katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk nişanı,
Fransa Legion d’Honneur Nişanı ve Hans Christian Andersen ödülü dahil olmak
üzere birçok ödül almıştır.
“Aslında tutsakları içeride tutmak için duvara ve denizlere ihtiyaçları yok. Çünkü zaten hepsi kendi kafalarının içinde kısılmış durumdalar, neşeli tek bir şey düşünebilecek durumda değiller.”
Dursley’lerde sıkıcı ve korkunç bir yaz geçiren
Harry’nin, Vernon Eniştenin kız kardeşinin misafir olarak gelmesiyle günleri
daha da kötü geçer. Marge halayı yanlışlıkla(!) büyüyle şişirince işler
çığırından çıkar ve Harry tüm eşyalarını alıp evi terk eder. Çaresizce
sokaklarda yürürken hızır otobüsü imdadına yetişir. Doğruca çatlak kazana giden
Harry, arkadaşlarıyla orada buluşur ve birkaç gün içinde Hogwarts’a gider. 12
yıldır Azkaban’da tutsak olan Sirius Black Voldemort’un sadık hizmetçisidir ve
onun yarım bıraktığı işi tamamlamak için Harry’nin peşine düşer. Yüksek
korumaya rağmen Sirius’un Hogwarts’da görülmesi korku ve endişeyi arttırır.
Harry’nin gerçekleri öğrenmesiyle işler iyice karışır.
“… eğer insanın içinde bir çürüme varsa,
kimsenin elinden bir şey gelmez…”
Kitabı okurken keşke bu da filme dahil edilseydi dediğim
çok yer oldu. En komik sahne Ron’un Harry’yi telefonla aramasıydı, nasıl
konuşacağını bilemediği için bağırarak konuşması ve Vernon Enişteye denk
gelmesi çok komikti. Benim için en üzücü sahne ise ruh emicilerin her
saldırmasına Harry’nin annesinin son anındaki çığlığını duymasıydı. Daha
sonraları babasını da duyması ve onları duyabilmek için ruh emicilere karşılık
vermemesi çok üzücüydü. Harry’nin Anne babasına olan sevgisi ve onların
yokluğundaki mutsuzluğu çok güzel hissettirilmişti.
“Sanıyor musun ki sevdiklerimiz ölünce bizi
gerçekten de terk ederler? Zora düştüğümüzde onları her zamankinden de berrak
bir şekilde hatırlamadığımızı mı sanıyorsun?”
Ron ve Hermione herkesin isteyeceği tarzda dostlar,
onların dostluklarına hayranım. Harry için planlarını değiştiriyorlar, en kötü
anında yanındalar, en mutlu anında onunla mutlu oluyorlar, birbirlerini
kıskanmıyorlar ve hep destekliyorlar kısaca gerçek dostun sahip olması gereken
her şey bu dostlukta var. Kitabı okurken şu konuyu düşünmekten kendimi alamadım;
acaba Sirius’un suçsuzluğu kanıtlanabilseydi ve Harry ile yaşaydı nasıl olurdu,
neler yaşarlardı? Kitabın böyle bir versiyonunu okumayı çok isterdim. Keşke
herkes Dumbledore gibi gerçeği görmeye yatkın olsaydı da bu versiyonu
okuyabilseydik.
“Yaptıklarımızın sonuçları her zaman öyle
karmaşık öyle değişkendir ki, geleceği tahmin etmek gerçekten de zor bir
iştir.”
Genel olarak kitaba bayıldım. Sirius’un ortaya çıkması
beni Harry kadar mutlu etti. Hele Harry için velisi sıfatıyla izin belgesi
imzalaması çok güzel ve çok düşünceli bir davranıştı. Ron’un faresinin elinden
gitmesine sebep olduğu için ona baykuş göndermesi Sirius’un gerçekten çok iyi
ve düşünceli bir insan olduğunun göstergesiydi. Ben severek ve neredeyse bir
nefeste okudum umarım sizlerde severek okursunuz, filmini izledim diye okumazlık
yapmayın ve lütfen kitaplarını okuyun. Serinin bir sonraki kitabında görüşmek
üzere.
Hoşça kalın…



Yorumlar
Yorum Gönder