HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI

 

     HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI

 

Yazar: J.K. ROWLING

Yayınevi: Yapı Kredi

Sayfa Sayısı: 314

Değerlendirme: 8/10

 

Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere serinin ikinci kitabı olan, en az ilki kadar heyecanlı ve sürükleyiciliğiyle kendini okutan, ne olacağını bilsem de merakla okuduğum ve okumak için niçin bu kadar geç kalmışım dediğim bir kitaptan “Harry Potter ve Sırlar Odası” ndan bahsedeceğim. Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden önce yazarımızdan bahsetmek istiyorum.

 

J.K Rowling, bol ödüllü, satış rekorları kıran Harry Potter serisinin yazarıdır. Dünyanın her yerinde hayranları olan seri 500 milyondan fazla satmış, 80 dile çevrilmiş ve gişe rekorları kıran sekiz sinema filmine uyarlanmıştır. J.K. Rowling’in hayranlarının haberler, yenilikler, makaleler ile yazarın yeni yazılarının tadını çıkarabilecekleri Pottermore adlı dijital şirketi 2012’de kurulmuştur. Yetişkin okurları için yazdığı ilk romanı Boş Koltuk 2012’ de yayımlanmış ve 2015’te BBC tarafından televizyon uyarlanmıştır. Yazarımız, çocuk edebiyatına katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk nişanı, Fransa Legion d’Honneur Nişanı ve Hans Christian Andersen ödülü dahil olmak üzere birçok ödül almıştır.




“Bize aslında kim olduğumuzu gösteren şey, yeteneklerimizden çok seçimlerimizdir.”

 

Yaz tatilini Dursley’lerin evinde geçirmek zorunda kalan Harry sebepsiz de olsa hiçbir cezayı hak etmemek için söylenen her emre itaat eder. Bir akşam odasına ev cini olan Dobby gelir ve ona Hogwarts’a gitmemesi gerektiğini orada çok kötü şeyler olacağını söyler. Hogwarts’a gitmek için gün sayan Harry onun söylediklerini dikkate almaz ve olaylı bir şekilde de olsa okuluna gider. Ancak Dobby haksız değildir, okulda garip şeyler olmaya başlar. Slytherin’in varisi sırlar odasını açmıştır. Herkes endişeye kapılır. Muggle (Büyü dışı insan) kökenli öğrencilerin taşlaşmaya başlamasıyla okulda korku gittikçe artar. Harry’nin yılanlarla konuştuğunu gören öğrenciler Harry’yi Slytherin’in varisi sanır dolayısıyla onlara göre olayların suçlusu da Harry’dir. Harry’nin en yakın dostu Hermione’nin taşlaşmasıyla işler iyice karışır.

 

“Şüphede olduğunda, kitaplığa git.”

 

Kitapta Harry’nin gerçekten de çok cesaretli olduğu hissettirildi. Çünkü Harry, Sırlar Odasında bir canavar olduğunu biliyor ve yeterince büyü de bilmiyorken hiçbir çekince duymuyor. Ben olsam bu kadar yetersiz hissederken böyle bir maceraya atılır mıydım bilemiyorum. Beni en sinir eden kişi Gilderoy Lockhart. Bu kadar vasıfsız olup da kendini bu kadar iyi pazarlayan başka kimse görmedim. Aslında şimdiki sosyal medyada böyle, insanlar kendilerinde olmayan şeylerin havasını atıyorlar. Gilderoy Lockhart’ın Ron’un kırık asasıyla kendi kendine büyü yapması ilahi adaletin bir tecellisi. En sevdiğim yerlerden biriydi.

 

“Ün, gelgeç gönüllü bir dosttur.”

 

Kitabı okurken en az Ron kadar korkarak okuduğum kısım kesinlikle örümceklerin olduğu kısımdı. Binlerce örümceğin arasında durmak onlarla konuşmak çok irrite ediciydi. Bu kısımları okurken yazarın zihnine hayret ettim. Nasıl bu kadar farklı ve değişik şeyleri hayal edebildi şaşıp kaldım. Hayal etmeyi ya da kurmaca dünyayı herkes kurabilir ama böylesine macera dolu bir kurgu gerçekten çok iyi bir zihnin ürünü. Kitabı okurken sahip olmayı dilediğim tek şey Anka kuşuydu. O kadar güzel ve sihirli bir kuşa sahip olmak isterdim. Gerçi ben bir Hedwig hayranıyım o sebeple Anka kuşuyla beraber bir baykuşumun da olmasını isterdim.

 

“Bilge olana tek söz yeter.”

 

Genel olarak kitaba bayıldım. Her bölüm oldukça heyecan vericiydi. Dumbledore’un Harry’le konuşup ona akıl verdiği sahneler çok güzeldi. Odamdan kitaba açılan bir kapı olsaydı kesinlikle Dumbledore’un odasına gider onunla sıcak bir çay eşliğinde muhabbet etmeyi çok isterdim. Tabii Ron’la da konuşup muhabbet etmeyi ihmal etmezdim. Ron bence olaylar ve kişiler karşısında diğerlerine göre daha gerçek tepkiler veriyor bu sebeple ben Ron’u kendime daha yakın buluyorum. Ben severek okudum umarım sizlerde severek okursunuz. He bir de nasılsa filmlerini izledim kitapları okumaya gerek yok diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kitaplar filme göre çok daha güzel ve çok daha ayrıntılı. Anlayamadığınız veya sebebini bilemediğiniz birçok şey kitapta var bu sebeple geç olmadan hemen okumaya başlayın. Serinin üçüncü kitabında görüşmek üzere.

Hoşça kalın…

Yorumlar

Popüler Yayınlar