HARRY POTTER VE ATEŞ KADEHİ
HARRY POTTER VE ATEŞ KADEHİ
Yazar: J.K. ROWLING
Yayınevi: Yapı Kredi
Sayfa Sayısı: 660
Değerlendirme: 8/10
Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere serinin dördüncü kitabı
olan, diğerlerine kıyasla daha fazla olay ve macera bulunduran, heyecandan
saatlerin nasıl geçtiğini anlayamadığım, örnek alınacak birçok güzelliği
barındıran bir kitaptan “Harry Potter ve Ateş Kadehi” nden bahsedeceğim.
Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden önce kurgusuna hayran kaldığım yazarımızdan
bahsetmek istiyorum.
J.K Rowling, bol ödüllü, satış rekorları kıran Harry
Potter serisinin yazarıdır. Dünyanın her yerinde hayranları olan seri 500
milyondan fazla satmış, 80 dile çevrilmiş ve gişe rekorları kıran sekiz sinema
filmine uyarlanmıştır. J.K. Rowling’in hayranlarının haberler, yenilikler,
makaleler ile yazarın yeni yazılarının tadını çıkarabilecekleri Pottermore adlı
dijital şirketi 2012’de kurulmuştur. Yetişkin okurları için yazdığı ilk romanı
Boş Koltuk 2012’ de yayımlanmış ve 2015’te BBC tarafından televizyon uyarlanmıştır.
Yazarımız, çocuk edebiyatına katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk nişanı,
Fransa Legion d’Honneur Nişanı ve Hans Christian Andersen ödülü dahil olmak
üzere birçok ödül almıştır.
“Tuhaftır, eğer bir şeyden korkuyorsanız ve zamanı yavaşlatmak için her şeyi vermeye hazırsanız, zaman hızlanmak gibi tatsız bir alışkanlık edinir.”
Dursley’lerin evinde sıkıntılı bir yaz tatili geçiren
Harry, Ron’un onu Quidditch Dünya Kupasına birlikte gitmek için evlerine davet
etmesiyle çok sevinir. Harry’yi almaya gelecekleri haberine Vernon Enişte pek
memnun olmaz. Weasleyleri kapıdan beklerken onlar şömineden içeri girerler ve
Dursleylerin şaşkınlığına aldırmadan Harry’yi alıp evlerine dönerler.
Weasleylerin evinde kalmanın verdiği mutluluk Quidditch Dünya Kupasıyla taçlanır.
Harry ve arkadaşları Hogwarts’a dönerler ve bu sene Üçbüyücü Turnuvasının
okullarında olacağını öğrenirler. Yaşı tutan öğrenciler ismini ateş kadehine
atar, sonuçlar açıklanır. Her okuldan birer şampiyon seçilir. Her şey tamamken
birden kadehten bir isim daha çıkar: Harry Potter. Harry ismini kadehe
atmamışken isminin nasıl olurda kadehten çıktığına şok olur. Görevler
başladıktan sonra Harry için işler iyice zorlaşır.
“Bir adamın nasıl biri olduğunu anlamak
istiyorsan, kendisi ile eşit olanlara değil, astlarına nasıl muamele ettiğine
bak.”
“Acıyı bir süreliğine uyuşturmak, sonunda onu
hissettiğinde daha da büyük acı çekmene yol açar.”
Serinin hangi kitabı olduğu fark etmeksizin hep aynı şeyi
söyleyip durdum: İyi ki kitaplar var. Eğer kitaplar olmasaydı ben hiçbir zaman
Harry’nin tam anlamda neler hissettiğini ne kadar yalnız kaldığını, çok büyük
acılar çektiğini bilemeyecektim. Filmler güzeller ama duyguyu yansıtma da
kitapların eline su dökemezler. Kitapta olup filmde olmayan çok sahne vardı.
Filmi izlerken anlayamadığım her noktayı şimdi daha iyi anlıyorum. Filmde de
kitapta da en sevdiğim karakterlerden birisi de Mrs. Weasley. Çok evcimen ve
çok şefkatli bir kadın. Onu okurken gerçek bir annenin nasıl olması gerektiğini
anlıyorum. Harry en başından beri Weasleylerle büyüseydi ne harika olurdu diye
düşünmekten kendimi alamadım.
“Anlamak kabul etmenin ilk adımıdır ve
iyileşme ancak kabulle gelir.”
Genel olarak kitaba bayıldım. Turnuvadaki görevler çok
heyecan vericiydi. Harry’nin Voldemort’la karşı karşıya geldiği bölüm nefes
kesiciydi. Dumbledore’un hiç beklenmedik bir anda bir yerlerden çıkıp yardımcı
olması, olaylara yön vermesi ve karşısındakine karşı hiç ön yargılı olmadan
davranması harika bir şey. Sanırım Harry Potter serisinde favorim Harry değil,
Dumbledore. Ben severek okudum umarım sizlerde severek okursunuz. Sahi bu
seride sizin favori karakteriniz kim? Benimle paylaşmayı unutmayın. Serinin bir
sonraki kitabında görüşmek üzere.
Hoşça kalın…



Yorumlar
Yorum Gönder