HARRY POTTER VE ZÜMRÜDÜANKA YOLDAŞLIĞI

 

HARRY POTTER VE ZÜMRÜDÜANKA                  YOLDAŞLIĞI

 

Yazar: J.K. ROWLING

Yayınevi: Yapı Kredi

Sayfa Sayısı: 975

Değerlendirme:9/10

 

Hoş geldiniz, bu yazımda sizlere beni olayları bilmeme rağmen çok heyecanlandıran, filmlerinde hiçbir şey izlemiyormuşuz farkındalığına ulaştıran, hem güldüren hem ağlatan, ölümün aniden gelebileceğini gözler önüne seren bir kitaptan “Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı” ndan bahsedeceğim. Kitap tahlili ve yorumuna geçmeden evvel kurgusuna hayran kaldığım yazarımızdan bahsetmek istiyorum.

 

J.K Rowling, bol ödüllü, satış rekorları kıran Harry Potter serisinin yazarıdır. Dünyanın her yerinde hayranları olan seri 500 milyondan fazla satmış, 80 dile çevrilmiş ve gişe rekorları kıran sekiz sinema filmine uyarlanmıştır. J.K. Rowling’in hayranlarının haberler, yenilikler, makaleler ile yazarın yeni yazılarının tadını çıkarabilecekleri Pottermore adlı dijital şirketi 2012’de kurulmuştur. Yetişkin okurları için yazdığı ilk romanı Boş Koltuk 2012’ de yayımlanmış ve 2015’te BBC tarafından televizyon uyarlanmıştır. Yazarımız, çocuk edebiyatına katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk nişanı, Fransa Legion d’Honneur Nişanı ve Hans Christian Andersen ödülü dahil olmak üzere birçok ödül almıştır.

 



“Bazı yaraların şifa bulmayacak kadar derin olduğunu unuttum.”

 

Dursley’lerin evi yeterince zor değilmiş gibi Harry bir de Voldemort bir olay yapacak mı, insanlara saldıracak mı? diye yazı hep korkulu geçirir. Bir gün sokakta yürürken kuzeni ve kendisine ruh emiciler saldırır. Harry kendini ve kuzenini korumak için yasak olmasına rağmen sihir yapar ve ruh emicilerden kurtulur. Eve döndüğünde sihir bakanlığı tarafından yargılanacağına dair mektup alır. Dava gününü sıkıntıyla beklerken bir gün evine deli göz Moody ve arkadaşları gelir. Harry çoğu kişiyi tanımaz ancak daha sonra hepsinin Voldemort’a karşı kurulan Zümrüdüanka yoldaşlığının üyeleri olduğunu öğrenir. Yoldaşlıkta vakit geçiren Harry’nin davası görülür ve Dumbledore’un da yardımıyla beraat eder. Okulda dersler başlar ancak Harry rüyalarında Voldemort’un zihnine girdiğini ve neler olduğu görmeye başlar. Rüyalar sevdiklerine zarar verdiğini gösterdikçe Harry için işler iyice karışır.

 

“Kayıtsızlık ve ihmal, düpedüz sevmemekten daha fazla hasar yaratır çoğu kez.”

 

Kitapta her sahne oldukça iyiydi. Umbridge karakter olarak çok iyi işlenmişti. Sinir bozucu, her şeye karışan, sadece kendi istekleri olsun diye uğraşan ama sanki mümkünmüş gibi kıyafetleriyle ve mimikleriyle sevimli olmaya çalışan çok irrite edici bir karakterdi. Okurken o kadar sinirimi bozdu ki okuldakilerin bir sene boyunca ona katlanması bence çok büyük bir başarı. Bu kitapta diğer kitaplara kıyasla Dumbledore’un daha geri planda olması sinir bozan şeylerden bir diğeri. Harry’le konuşup birçok şeyi daha düzgün çözmesi gerekirdi böylece Harry aptalca davranmazdı. Sirius, Dumbledore’un ihmali, Harry’nin kahramanlık aşkı yüzünden öldü.

 

“Madam Pomfrey’ye göre düşünceler hemen hemen her şeyden daha derin yara izleri bırakabilirdi.”

 

Genel olarak kitaba bayıldım. Diğer kitaplara göre daha kalındı ama çok daha akıcıydı. Filmlerini defalarca kez ilememe rağmen acaba şimdi ne olacak diye saatlerce okumayı bırakamadım. Okurken sık sık iyi ki kitaplar var dedim. Çünkü okuduğum kitap izlediğimle çok alakasızdı. Kitap çok daha ayrıntılı çok daha tamamlayıcıydı, okudukça öğrendiğim çok şey oldu. Filmde keşke Harry Cho’yla evlenseydi diyordum ama kitabı okudukça Cho’nun çok toksik bir karakteri olduğunu anladım. Kitabı okuyunca, filmlerde her şeyin havada kaldığını, yarım bırakıldığını ve tamamlanmamış olduğunu gördüm. Beni en üzen sahne tabii ki Sirius’un öldüğü sahneydi. Sirius ölmemeliydi ne filimde ne kitapta onun ölümüne hiç alışamıyorum. Ben kitabı severek ve bir çırpıda okudum. Umarım sizlerde severek okursunuz. Serinin diğer kitabında görüşmek üzere.

Hoşça kalın…

Yorumlar

Popüler Yayınlar